Moda Stil Önerisi

Zamansız Stilin Peşinde

11 Aralık 2017

Belki de yeni yıl, her daim ‘yeni bir ben’le özdeşleştirildiğinden, içinde bulunduğumuz şu zamanlar, gardıropların da baştan yaratıldığı, neyin gidip neyin kalacağına karar verilen bir dönem. Klasik siyah çerçevenizden ve retro esintiler taşıyan gözlüklerinizden asla vazgeçmeyin! Bu not bir yana, stil sahibi insanların nelere dikkat ettiğini inceledik ve sizler için listeledik. Belki sizlerin yeni yıl listenize, bu maddelerden bazıları da eklenir.

1) Yeni bir şehre gittiğinizde ilk hedefiniz bit pazarları olsun

Ama İstanbul’da yok ki dediğinizi duyar gibiyiz. Bomonti Bit Pazarı’na yapılmış büyük bir haksızlık olur bu söylediğiniz. Kılık kıyafet konusunda çok iddialı olmayabilir ancak, aksesuar konusunda gerçek bir cevher olduğunu söylememiz gerek. Pazar günleri her standda, işinin ehli ve antika meraklısı satıcılarla yapacağınız keyifli sohbetler de cabası. Amsterdam, Milano, Floransa, Los Angeles da bit pazarlarıyla dikkat çeken diğer bazı adresler. Bir sonraki seyahatinizi bu rotaya göre ayarlayın.

2) Gizem hiç de fena bir şey değildir, güneş gözlüklerinizi yanınızdan asla ayırmayın

Diyelim ki dişçiye gidiyorsunuz ve gözünüze yansıması istenmeyen bazı zararlı ışınlardan kaçınmanız için size turuncu camlı, çirkin bir maske önerildi. O anı bir hayal edin. Zarif bir tebessümle başınızı iki yana sallıyorsunuz, çünkü konuşmanız mümkün değil. Üstünüzdeki önlükten ellerinizi sıyırarak cebinize götürüyor ve Dolce & Gabbana, Fendi ya da Prada’nın kült maske gözlüklerinden birini çıkararak gözlerinize yerleştiriyorsunuz. Tedavi bittikten sonra kendinizi formda hissetmeyebilirsiniz ama kimse bunu bilmeyecek çünkü sizi göremeyecekler.

3) Ütüsüz hiçbir şey giymeyin

Eski dönemlere ışınlanın ve Pera’da seyr-ü sefaya çıkan beyefendileri hatırlayın. Bembeyaz, ütülü ve hatta kolalı gömlekleriyle bir şıklık sembolüydüler. İyi ve doğru ütülenmiş bir pantolon ve bir gömleğin etkisini başka hiçbir şey yaratamaz. Bir davete, bir yemeğe ya da bir bara asla ütüsüz kıyafetle gitmeyin. Buruşuk kıyafetlerle gitme izninizin olduğu tek yer spor salonu ve yatak odası. Diyelim ki seyahate çıktınız ve gömleğiniz valizinizden gösterilen tüm özene rağmen buruş buruş çıktı. O halde onu bir askıyla banyoya asın ve kaynar suyu açın. Banyonun kapısını kapatın ve kumaşın buharla açılmasını izleyin.

4) Klasik parçalardan vazgeçmeyin

Evet, trendler dikkat çeken, oyunu baştan yaratan, sizi de güncel tutan detaylar. Ancak klasik parçaların yerini hiçbir şey dolduramaz. Güzel bir smokin takım, şık bir beyaz gömlek, kalem etek, minik siyah elbise, bir çift beyaz spor ayakkabı ve tabii ki klasikler serimizde sizlere tanıttığımız güneş gözlüklerinden biri. İş trendlere geldiğinde aksesuar seçimlerinizle ya da belki trendlerden topyekün uzak durarak, siz de kendi trendinizi yaratabilirsiniz.

5) Ayna ayna söyle bana…

Aynalar her daim doğruyu söyler. Aynalar ve anneler dışında, her daim doğruyu söyleyen bir başka şey de fotoğraf makinesidir. Diyelim ki bir kombin yaptınız, gözünüze hoş görünüyor ama bir şeylerden emin değilsiniz. Belki de sizin için doğru kesimi seçmediniz ya da etek boyunuz bacaklarınızı olduğundan kalın gösteriyor. Yapmanız gereken şey aynanın önüne geçmek ve bir fotoğraf çekmek. Fotoğrafa bakınca neyin doğru neyin yanlış olduğunu hemen anlayacaksınız.

6) Renklere güvenin

Herkes için doğru bir kırmızı, yeşil, pembe, mavi ya da sarı vardır. Önemli olan, doğru ten için doğru rengi bulabilmek. Simsiyah bir paltonun içinden yükselen kırmızı bir yaka tüm kıyafeti değiştirebilir. Klasik bir takımın altına giyilen renkli spor ayakkabı, klasik bir kombine bir doz yaramazlık ekler. Renkli çerçeveler, özellikle kış aylarında yüzünüzü aydınlatır, ışıldatır. Siyah, lacivert, antrasit ve gri yüklü dünyanıza canlı renkleri ekleyin, hayatınızın nasıl değiştiğini göreceksiniz.

7) Kendiniz için doğru paça boyunu bulun

Vücut şekli tabii ki çok önemli. Bacak boyu ve bilek kalınlığı gibi detaylar, pantolon ve etek seçimlerinde her daim dikkate alınmalı. Size en çok yakışan ve giydiğinizde en çok iltifat aldığınız pantolonunuzun paça boyunu örnek alın. Bir sezonda geniş paçalar moda olduğu için, size yakışmadığı halde o paçayı giymeye çalışmaktan vazgeçin. Kendi vücudunuza ve kendi seçimlerinize sadık kalın.

8) Bir adet siyah bir adet beyaz…

Tişört. Jean’den sonra gelmiş geçmiş en büyük moda kahramanı. Havanın nasıl olacağından emin değil misiniz? Siyah ya da beyaz tişört üzerine kuracağınız katlarla stil sahibi bir kombin yaratabilirsiniz. Ofiste bir günün ardından bir partiye mi katılacaksınız? Günün sonunda elbisenizin altına giydiğiniz dar tişörtü çıkarmanız yeterli olacak. Ya da belki herkesin fazlasıyla şık katıldığı bir yemekte siz tişörtünüz ve kocaman küpelerinizle fark yaratacaksınız. “Bir tişört beş farklı stil”, abartılı bir dergi başlığından çok daha fazlası.

9) Ayakkabıya yatırım yapın

Rahat ve kaliteli bir ayakkabı, yaşam kalitenizi de artıracaktır. Bunun dışında ince ve yüksek bir topuğun maskülen bir takımla, renkli bir spor ayakkabının metalik bir etekle, kaba saba botların ince askılı bir elbiseyle yaratacağı kontrast, stil konusunda da sizlere yardımcı olabilir. Kimi zaman hiç düşünmediğiniz bir ayakkabıyla hiç düşünmediğiniz bir kıyafetin yanyana gelerek harikalar yarattığını görebilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, cesur denemelerde bulunmak.

10) Aralıklar ve tekrarlardan vazgeçmeyin

Her istikrarlı stilin belli kodları vardır. Kendinize sıfırdan bir stil var etmek istiyorsanız belli kodlara ve belli tekrarlara sadık kalmanız gerekiyor. Diyelim ki her daim kahverengi çerçeveli gözlükler takıyorsunuz, sadece spor ayakkabı giyiyorsunuz ve en sevdiğiniz aksesuarınız kolye. Bu çember içinde yaratıcı bir şekilde dönerek, stilinizi güçlendirmiş ve insanların hafızalarına kazımış olursunuz.

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum yok

CEVAP BIRAKIN

Lütfen gerekli alanı doldurun: *